5G Tehlikeli mi? Radyasyonu ölçülemiyor...

Başlatan Erol YILMAZ, 17 Mart 2020, 16:24:35

tunayk

Mehmet Hocayı tanımam etmem, birkaç aydır türlü türlü tartışmalar videolar vb. her yerde adı geçiyordu. Burada da konusu olunca kim diye merak edip özgeçmişine baktım.  Ne var ki adamın uzmanlığı tam da konuştuğumuz konuda olunca, kuru kuru sallıyor diye itham etmekte sallamaktan öteye geçmiş olmaz maalesef.

Prof ünvanı almanın adamı prof yapmayacağını gayet iyi biliyorum. SMPS temelli projemize Tübitaktan hakem olarak gelen Doç. Dr. hocamız, Ferrite trafoyu görünce bu neki diye sorabiliyor memleketimizde.

İşin aslı Rusya gibi test yapmadığın ortamda bizde korona yok desek neye yarar. Tam tersine, kendi gevşekliğimizden, çalışmamamızdan başımıza gelene de bunlar hep o büyük düşmanın işleri desek neye yarar.

İtham da etsek, görüşte sunsak sağlam temelli olsun yeterki.

muhendisbey

Alıntı yapılan: Kılıç - 12 Nisan 2020, 22:13:24Lakin  bir tartışmayı, sohbeti , kendinizi ispatlama veya övme aşamasına getirmek iletişim hatasıdır. 
Batırdığı parayla övünen bir tanıdık var. Senin ömür boyu kazandığından daha fazlasını batırdım demişti. Kime ne bundan. Bu bilgi konuya, anlatılmak, yapılmak istenen şeye fayda sağlar mı?

Doğrudur bunu kabul ediyorum.
Diplomayı aslında övünmek için söylemedim. Üniversite hocalarının bilmeden hata yapabileceklerini anlatmak istemiştim. Ancak konuşma "Profesörün / bu hocanın yanında sen kimsin ki?" kısmına dönünce dayanamadım. Ki mesajınızın aşağısında yer alan mesajlar bunu kanıtlar nitelikte. En nihayetinde benim de sabrım var.

Alıntı yapılan: Sozuak - 12 Nisan 2020, 22:27:43Ben sabit fikirli bir insan degilim.
Benim görüşüm sabit fikirli olduğunuz yönünde. Diğer söyledikleriniz komplo teorilerine olan bağlılığınızı açıklar.

Açık açık evet. Ben de severim, "okumak cahilliği alır eşeklik baki kalır" çok doğru bir söz. İnsanı, insan yapan hamurudur.

Gelelim hocamıza. Hocamız her konuda sallıyor demedim. Ders versin dersine katılırım dedim. Lakin insan lojik 1-0 gibi ya her söylediği sallama, ya da her söylediği doğru şeklinde yargılayamayız bu nedenle aklı vurgulamıştım.
Hatta ve hatta, salladı dediğimiz şeylerin yanlış kaynaklardan öğrenmiş olabileceğini vurgulamak için "en iyi iletken altın" meselesinden bahsettim.

Kimseyle dalaşmak gibi bir niyet içinde değilim. Ama bilin ki bir ürünü üretince onun işi bitmez. Sertifikasyon, lisans, patent, faydalı model, FDA onayı... işi uzundur yani. Şu da bir gerçek ki, bu sertifikasyonlar kimseyi kayırarak yapılmıyor. Bizde olsa kayrılır ama yabancı kuruluşlarda böyle bir şey söz konusu olmuyor. O nedenle bir telsiz kripto algoritmasının analizine 250.000 EURO ödeniyor.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Erol YILMAZ

Ben "bunun zararı olamaz, heralde test edilmiştir" diyemiyorum maalesef...
ki (izlerseniz) video da bu testlerle ilgili ne kadar bütçe ayrıldığı bilinmiyor.

Belki zararı yok.
Belki de "zararları net" olduğu için testler bitmek bilmiyor ve sonuçlara ulaşılamıyor da olabilir.

Gavur yapıyorsa test etmiştir ve doğrudur mantığına gerek yok.
Elektromanyetik uzmanı Prof Dr. Selim Şeker bu konuda tehlikelidir diyor.

Siz faydalıdır mı diyorsunuz?

muhendisbey

Alıntı yapılan: Erol YILMAZ - 12 Nisan 2020, 23:54:05Siz faydalıdır mı diyorsunuz?
Faydalıdır demiyorum. Ancak zararlıdır da demiyorum. Zararlıya daha yakın olan muhtemel zararlı demeyi tercih ediyorum.
Ama bu muhtemel zarar ne seviyede olur, insanda ne gibi olumsuzluklar oluşturur bu bilinmez.
İyonlaştırıcı olmayan EMD'ler, insanda birkaç etkiye neden olur bu da ısınmadır.
Isınma neticesinde bazı hassas yapılar zarar görebilir. Beyin kan bariyeri gibi.
Ancak düşük güçlü olan bu haberleşmede ciddi zararlar oluşmasını beklemiyorum. Karasal TV vericileri, Uzun Dalga vericileri gibi kapsama alanı büyük olan bir iletişim değil.

Çıkış gücü en yüksek, kapsama alanı en büyük ve çevresine en zararlı olan makrocell istasyonlar 2G (GPRS) dışında hizmet veremedikleri için 5G yine bir değişime neden olmayacaktır. Pikocell ülkemizde en az gördüğümüz istasyonlar olup 5G anladığım kadarıyla pikocell yapısındadır. Pikocell AVM, tünel içi gibi yerlerde çekmesi için konulan kapsama alanı en düşük istasyondur.

Bunları neden anlattım?
Komplo teorisiyle yok cihazın bozulmasıyla cinayet işlenir, yok uçak düşer, çok çişiniz gelir, oksijen kaçar oradan havasız kalırsınız, korona yayar hasta olursunuz gibi dayanağı olmayan bilgiye inanmamanızdır. 5G ülkemizde şu an kullanılamaz. Çünkü bant genişliği çok yüksek fiber altyapısı gerektirmekte. 50-100mbit internete her yerden erişebilmemiz lazım ki 5G kurulabilsin. Şu an 4.5G'nin nimetlerinden de her yer faydalanamıyor. 4.5G ile 3G hızında internet erişimi var birçok yerde.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Sozuak

Komplo teorileri her dönem çeşitli konularda vardır. Bu İletişim endüstrisi de ilaç endüstrisi yada gıda endüstrisi gibi  müşterilerinin sağlığına önem vermez.

Sigara sağlığa zararlıdır. Bunu kimse reddetmez sanırım. Ama İnsanlar bunu bile bile içmeye devam ederler. Bu kadar net olan bir konuda bile kimse birşey yapmaya çalışmazken.

Hazır gıdaların ki gelişmiş ülkelerde de tüketimi korkunç boyutta zararlarını nasıl yapıldıklarını neler katılarak özellikle raf ömrünü uzattıklarını ve o katkıların direkt sigara gibi bir anda değil zaman içinde kanser yaptığını da tartışmıyoruz.

İlaçlar zaten ayrı konu, bir yeri sözde düzeltirken başka yer(ler)i bozuyor. Bu da yıllar sonra ortaya çıkıyor yine kimse önemsemiyor.

RF daha çetrefilli, yenmez, içilmez, görülmez, tutulmaz.

Benim size kızdığım konu şu : yazdıklarınız RF gıdıklar o kadar demekle bir. Bir şeyin zararlı olduğu yada olmadığı elbette bizi geçin bugün Türkiye'de neredeyse 2-3 kurum tarafından anca test edilebilir o da kısmen ve siz sağlığa zararlı değildir tarafında duruyor görünüyorsunuz.

Bu tip konular çetrefilli öyle hissettim, hazmettim hazmedemedim diye geçiştirilemez.

Yarın bundan dolayı hasta olduğunuzda yada etik olarak kötü amaçlarla kullanılmaya başlandığında birey olarak karşı gelme imkanımız olmayacak. Biz zarar görmez isek te çocuklarımız buna katlanacak. Adamlar geçmişte filmlere konu ettikleri herşeyi neredeyse yaptılar. Yine Şizofreni ile deha arasında sınırda duran sanatçı ve yapımcılar bu konudaki sınır tanımayan hayal güçlerini kullanıp yaptıkları eserlerle şimdiden gösteriyor.

Ben istiyorum ki insanlar da şu anda biz insanların hayvanlara yaptığı gibi üstüste sıkış tepiş  pislik sefalet için bir hayata mecbur bırakılmasın. sağlık olalım. Şu anda kanserden ölenlerin oranı, coronadan, gripten ölenlerden fazla.
Artık kaçımız her akşam açıklanan corona vakalarının sayılarını ilgi/korku/endişe ile bekliyoruz. Ben kendi adıma artık umursamıyorum. Üstelik sağlık sektörü yoğunluklu çalıştığım halde.

Hastanelerde bırakın onu 2000lerde kadavra kursu için A.Ü.T.F Morfolojide cihazların ayarlarını/kurulumunu yaparken çalışanlara bu kadavraları nerede nasıl saklıyorsunuz diye sordum. Beni bodrum kata indirdiler. Havuzlarda ceset  dolu. Genç-yaşlı-kadın-erkek. Hepsi canlı gibi (nasıl korunduklarını/hazırladıklarını da gösterdiler)

Bunu geç onlar kendilerini ifade edemiyor, hastanedeki kanserlilerin bakışları, inlemeleri, çaresizlikleri bunları gördüğünüz zaman şu işler boş geç git dersiniz. ET gibi yeteneklerim olan bir dünya içi/dışı varlık olsam da şu insanları kurtarsam diyorsunuz.
Büyük kısmı zamanında kendi yaptıkları hataların bedelini yıllar sonra perişan olarak ve yakınlarını perişan ederek ödüyorlar.
Hal bu iken yapılan işin sadece para kazanma kısmını değil bize olan etkilerini de en yoğun şekilde irdelemeliyiz. Toplum zaten geçim sıkıntısı şu bu derken umursamıyor da haberi de yok. Zaten yaşamaktan bıkmışlar ama o can işte öyle hop diye bedenden çıkmıyor. Öyle sıkıntılar yaşatıyor ki Allah sizin geçmişte yaşadıklarınızın toplamına beş basar.

Ben bu bakış açısı ile şüpheci yaklaşırım, korkarım ve en kötüsünü düşünürüm. İnsanı koruyup hayatta tutan da budur.
İki ölümcül trafik kazası ve 3 ü ölümcül onlarca elektrik şokuna maruz kaldım, kimyasal zehirlenmeye uğradım. Hayattayım ama gel de bana sor.

Erol YILMAZ

Wifi'nin frekansını biliyor muyuz? bir de MikroDalga Fırının çalışma frekansını?
Ne şans değil mi?

Okan AKÇA

Savunanlar  kendi üretimlerimide savunuyor anlamıyorum. Bu elektronik sektörü ilac sektöründen daha fazla kazancli sektör. Hal böyle olunca konuşacak yada araştıracak olanlarin onu cok rahat kesiliyor.

RaMu

Alıntı yapılan: Erol YILMAZ - 13 Nisan 2020, 00:30:29Wifi'nin frekansını biliyor muyuz? bir de MikroDalga Fırının çalışma frekansını?
Ne şans değil mi?
Ne alakası var,
havuza batarsan boğulursun,
suda zararlı o zaman.

http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/Waves/mwoven.html
Alıntı2,450 MHz
Modern microwave ovens operate at the frequency 2,450 MHz. By federal regulation, microwave ovens are limited to 5 milliwatts (mW) of microwave radiation per square centimeter at approximately 2 inches from the oven surface.
Fırın yüzeyinden 5cm uzakta santimetrekareye 5 miliWatt olarak sınırlandırılmış gücü.
Sorularınıza hızlı cevap alın: http://www.picproje.org/index.php/topic,57135.0.html