Asimov ve robot kuralları konusunda yarı felsefi- yarı teknik ama tamamen ciddi bir tartışma ortamı ile ilgilenen olursa diye kuralları kısaca yazıyorum:
1) Bir robot bir insana zarar veremez veya eylemsizlikle bir
insanın zarar görmesine neden olamaz.
2) Bir robot, birinci kurala aykırı olmadığı sürece insanlardan
gelen komutlara uyar.
3) İlk ve ikinci kurala aykırı olmadığı sürece bir robot kendi
varlığını korur.
Bu kuralları ortaya attıktan sonra Asimov bunlarda önemli bir açık
olduğunu fark eder ve "Zeroth Law" (sıfırıncı kural) olarak bilinen
kuralı 1940'ta ekler:
0) Bir robot insanlığa zarar veremez veya eylemsizlikle insanlığın
zarar görmesine neden olamaz.
Bu değişikliğin üzerine Asimov robotlar için ortaya attığı birinci
kuralı da değiştirmiştir. Yeni birinci kural şöyle bilinir:
1) Sıfırıncı kurala aykırı olmadığı sürece bir robot bir insana
zarar veremez veya eylemsizlikle bir insanın zarar görmesine
neden olamaz.
Herşey iyi güzel yapılmış..
İleride bu robot kardeşlerde yapayda olsa bi zeka verirlerse ne olur acaba?..
Malumunuz genetik elektronik çağındayız..
YA insanlar gibi kendi menfaatlerini düşünürlerse.. :idea:
YA bu belirtilen kuralları hiç sayarlarsa..? :idea:
YA İleride herşeyin birbirine bağlanacağı ( internet diyeceksiniz zaten bağlanmaya başladık) bu sistemi ele geçirirlerse.. :idea:
Şu çekik gözlü robotumuz ileride dünyayı elegeçirmesin? :roll: ;)
Şu teknolojiyi ne kadar seviyorsamda o kadar da çekiniyorum şu illetten.. :lol:
Çok film izliyon demeyinde (matrix) ;)
Bu da iyi oldu yaw şimdi... değil mi?
Asimov nedir?
kimdir?
kurallar nedir?
niye kural koymuşlar?
"araştırmadan saliim birşeyler ekiekieki" gibi bir cevap geleceğine dair bir arkadaşla iddiaya girmiştik cevabın bana 5 YTL kazandırdı.
Harcarken seni düşüneceğim.
8O
Asimov un kim olduğunu bilmek için bir tık (http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=Asimov+&meta=) yeterli..
Koyduğun yazı robotlar ve kurallar hakkında..
Düşündüğümüzde eğer robotlar bu kurallara karşı çıkarsa..
Güle güle harca da paranı.. !!!!!
Ne istiyorsun? Neden bahsediyorsun? Neyi araştıralım bu yazında..?
Birşey araştırmayalım sadece düşünelim, tartışalım, olayın felsefesini anlayalım, holywood filmlerindeki hataları bulalım eğlenelim ama aynı zamanda da Türkiye'nin geleceğinde eninde sonunda yer alacak teknolojinin (muhtemelen bir yerden çalarız ve burada ucuza üretiriz) felsefi temellerini açalım, prensiplerini benimseyelim.
Konu buydu, yoksa robotlar şunu yaparsa "fısladık" veya "capon yapıyo abi" tarzı birşey değil.
Bu arada robotların buna karşı çıkma olasılıkları üzerinde düşünürsek;
Robotlar buna karşı çıkamaz... sen programı öyle yapmışsın, robot bir başka robot tarafından tekrar programlanılsa bile x-y-z nedenlerden (merak edene açıklayabilirim) bu kuralları by-pass etmeleri olası değil. Yani bu bir holywood efsanesi...
Tartışılması gereken şey kuralların by-pass edilip edilemeyeceğinden çok, bu kurallar 21. YY robotlarına uygun mudur? robotlara basit kurallarla yasaklar koymak yerine olaya daha farklı yaklaşılamaz mı? vs...
Asimov nedir?
nufus artışı ve kuresel ısınma gibi problemleri tahmin etmiş bir bilim adamı. Bilim kurgu yazarıdır..
kimdir?
Isaac Asimov (2 Ocak 1920 - 6 Nisan 1992) Rus asıllı Amerikalı yazar ve biyokimyacı. Pek çok konuda yapıtları olmasına karşın, bilim kurgu eserleri ve popüler bilim kitapları ile tanınmıştır. Kurgu olmayan çok sayıda eserinin yanısıra Fantazi dalında da yazmıştır. Dewey Ondalık Sınıflandırma sistemindeki Felsefe hariç tüm ana dallarda eserleri vardır. Asimov ortak görüşle bilim kurgu dalının ustasıdır, Robert A. Heinlein ve Arthur C. Clarke ile birlikte yaşadığı dönemde "Üç Büyük" bilim kurgu yazarından biri olarak kabul edilmiştir.
kurallar nedir?
Sizin de yazdığınız 3 robot yasası
Bu ingilizcesi
1 . a robot must not injure a human being, or through inaction allow a human being to come to harm .
2 . a robot must obey the orders given by human beings unless they conflict with the first law .
3 . a robot must protect itself as long as such protection does not conflict with the first or second law .
Buda türkçesi...
1) bir robot bir insana zarar veremez ya da bir insanin zarar gormesine seyirci kalamaz
2) bir robot 1. kuralla çelişmedigi surece bir insanin emirlerine uymak zorundadir.
3) bir robot 1. ve 2. kuralla çelişmedigi surece kendinin zarar gormesine izin veremez.
niye kural koymuşlar?
asimov' un "ya robotlar hepimizi yok ederse" paranoyasına karşı geliştirdiği
sonra da hikayelerinde bu kuralların nasıl aşılabileceğini anlattığı yasalardır..
VE bu adamın yazdığı yazıda şuda vardır..
pozitronik beyinin kurgusu nedeniyle degistirilemeyen bu yasalara ragmen hala bir robotun insana zarar vermesini amacliyorsaniz robotun icindeki insan kavramini tanimini degistirmelisiniz.
EVET YAZDIĞIM YAZI
robotun icindeki insan kavramı tanımını degistirmekle alakalıdır...
İyi çalışmalar
Asimov'un kuralları hakkında yazdığım bir yazı. ingilizce. ilgilenen olursa ve dil sorunu yaşarsa Türkçeleştirebilirim.
Working towards a full cooperation and harmony between men and machines (robots, AI, cyborg, whatever you feel right to call them) is a strange process as far as mutual harmony is concerned.
It's like doing business with a foreign country. A different culture, a different mentality, different thoughts, etc... AI can be considered within that perspective because WE will create a different culture.
We can approach this idea from two point-of-views, we can create AI by:
a) teaching them things they should do
b) teaching them things they shouldn't do
Asimov's laws fit into the second category approach. Robots were designed with endless AI capabilities and only main restrictions were maintained. This approach fits in many ways into our modern society as the main idea behind this was to give robots a slight sense of ethics and religion. Asimov tried to keep robots from making any immoral decision, the same way religion acts on our society: "don't do it you'll burn in hell". If we consider this statement (this usually is the reason why we don't like to kill people) we can see that there are two parts. The objective part expressed by the "don't do it" statement and the subjective part "hell". You can't expect a machine even with AI capability to understand the Afterlife and God, but you can clearly define something as "don't". Asimov chose the easy way for his robots; he let them free within a certain range (everything is free except these laws approach).
Today as AI is at the gates of the ordinary citizen we should consider handling this problem from the other, and more difficult, approach.
Let's go over a fairly easy example, we have produced our süper AI provided humanoid robot and we will teach her writing. We will consider that basic abilities such as walking, sitting, handling a pen, etcÂ
are already programmed in our robot (let's name her). Jennifer will first have to learn the letters, numbers, punctuation marks and the way to draw them. We might be faced with a first problem as we would have to explain her that numbers are subjective representation of quantities but this is not related to our present topic. After having thought her in detail the use of the pen, the paper, the table and the chair we would have to teach her what she has to do. The reports, books, poems, stories we would like her to write would have to be thought. Let's go over the example of a poem. If we want Jennifer to become a poet we will have to teach her every single poetic style, every small detail about rhymes, etcÂ
to create a decent database she can build her works on.
When all this teaching and learning process is finally over, we would top it with a final command saying that she should always write better poems. If we leave Jennifer in a room with only a chair, a table, infinite supply of pen and paper and of course infinite supply to keep her "alive", chances are we would find Jennifer at the same table writing poems even after a few decades. Poems will be Jennifer's live and her only goal would be to write better ones. If a human subject was to be placed in the same room within the same period of time do you really think she'd try to harm him? We wouldn't need to put up the following rules in Jennifer's software:
1) Don't stick your pen in the human's eyeball
2) Don't cut the human's throat open with the edge of the paper
3) Don't break your chair on the human's head
4) Don't crush the human between the table and the wall
5) Write better poems
As you see from our example, only the fifth law would be enough to reach a perfect harmony between Jennifer and the human.
Let's keep the same scenario and imagine the human commands Jennifer the killing of another human. Jennifer wouldn't execute this order as she was programmed only to write poems.
If we elaborate the case, let's say Jennifer's primary task is writing poems but she also has to obey orders given by the human. In that case it looks like Jennifer would execute the order and get back to her writing.
To avoid this Asimov, in his perspective, just forbid killing humans. The difficult approach would to teach Jennifer that killing is bad. This is where ethical and moral teaching comes into practice.
Someone would have to give Jennifer a crash course in morale and ethics, but how?
If we stick to our example where human 1 wants Jennifer to kill human 2 and that we somehow how to "teach" Jennifer that killing is bad we should start from the very beginning. Negative things as killing and destroying are easily identifiable. You can relate them to a creative process and once you give Jennifer the creative impulse you needn't fear that she'd kill human 2.
Jennifer needs a first command, an inner command carved in her hardware that would give her a creative instinct. If our lady is meant to create and her primary task is creating poems then has a secondary task to assist human 1 then we would have set aside the problem of Asimov's laws within this example. Our commands (not laws, not prohibitions but simple commands) would fit in the following outline:
0) Always create
1) Write poems
2) Write better poems
3) Assist human 1 and goto 1 (as in basic)
Within this model we can also model the following scenario:
Jennifer is a süper-robot that makes robots. Our worst fear would be that she creates herself an army of droids to conquer the plant. This is why Asimov came up with the laws in the first place isn't it? Jennifer's new code would be like the following:
0) Always create
1) Create robots
2) Create better robots
3) Assist human 1 and goto 1 (as in basic)
Even if Jennifer starts creating an army of robots she would pass her creative instinct to them. Besides as she would only analyze robots from a technical point she would never aim for world supremacy but would instinctively try to improve her "products" technically.
We have to face the fact that Asimov's laws are from another age, an age were prohibiting was fairly easy and world supremacy was still at stake. Today, we can see that these concepts do not exist in the global world and the new "method" is teaching the bad instead of just prohibiting. Our approach to robots should evolve accordingly and we should start to deal with the process instead of just limiting robots to slave.
Robot'un içindeki insan kavramını değiştirirsen... fena fikir değil ancak bir sorun var sanki:
insan tanımını yaparken öncelikle onun canlı olduğunu, sonra suda yaşamadığını (atıyorum), vs... tanımlaman gerekir. Yani memelilerin en genel özelliklerinden başlayıp insana doğru giderek insanı tanımlayabilirsin. İnsan tanımını yeniden yaparken insanı diğer memelilerden ayıran özellikleri tutarsan robot onu insan olarak algılamaya devem edecektir. İnsanı diğer memelilerden ayıran özelliklerden arındırıp tekrar tanımlarsan bu sefer robot karşılaştığı her canlı türüne saldıracaktır (bunu istemeyiz çünkü amacımız sadece insanları yok etmek).
Dostum dünya bir tepsinin üzerinde diyenlerden değilim..
Her ne kadar zaman makinesi başlığında bu zaman makinesi işinin olmayacağını söylesemde.. İnsanoğlunun elindeki teknolojilere bakarak söyledim. Bilmediğim bilinmeyen birçok şey var.(Boyut kavramları)
Bu konuda da
İşin içine biraz kurgu katmak lazımdır.. Her işimizde bu olmalı..
Yazdığım yazıyı saçma sallamasyon olduğunu düşündün.. Fakat bu düşündüğüm şey o kuralları koyan adamın düşündüğü kurguyla aynı..
Pozitron beyin demiş adam..
Pozitron : radyoaktif bir elementin çekirdeğindeki bir protonun bir nötrona dönüşmesi ile açığa çıkan pozitif yüklü elektron.
Pozitron beyin ise: isaac asimov'un öykülerindeki robotların beyni. insanlar tarafından kabul edilen bir bilinç düzeyidir. asimov öykülerini yazadığı zamanlarda pozitron kavramı yeni yeni ortaya çıkmıştı ve bir elektronla pozitronun karşılaşması durumunda birbirlerini yok edecekleri biliniyordu. asimov da ancak böyle bir metaforun, uyumun ve yok edişin zeka esintilerini oluşturabileceğini düşünmüş ve böyle bir beyin kurgulamış.
Benim düşünce sadece kurgu idi. Bir filmden yola çıksamda. Ama imkansız değil..
Çünkü baştada yazdığım gibi : Dostum dünya bir tepsinin üzerinde diyenlerden değilim.. !
Yazını saçma bulduğumu söylemedim, söylemediğim gibi düşünmedim de! sadece olaylara farklı açılardan bakıyoruz.
Sen Asimov üzerinden gidiyorsun, ben kuralları.
Asimov'un zamanındaki teknoloji ile şimdiki bir değil, haklısın, bu bağlamda tartışmayı güncel olarak sürdürmek istiyorsak teknolojik farklılığı ortadan kaldırmamız gerek. bunu yapmanın en iyi yolu da temel kavramları tartışmaktır. kavramlar hala geçerliyse (zavallı dünyamız da bir ara Atlas'ın sırtındaydı), o zaman işin teknolojik boyutunu tartışmak anlamlı olur. yok temel kavramlar fıslarsa (Atlas'ı hala gören olmadı) o zaman teknoloji özünde doğru/geçerli olsa bile yapacak pek bir şey.
Asimov ve çağdaşlarında görülen genel fikirlerden birisi robotların insanlardan üstün olduğunu kabul etmeleri. hem bedensel olarak hem de zihinsel olarak (HAL arkadaşımız bunların son iyi örneği gibi). ama göz ardı edilen şey robotları eninde sonunda bizim yaratacak olmamız ve bu süreçte herşey bize bağlıyken, bunları sınırlandırmak için neden kurallara gerek duyalım. Şahane bir araba yapıcaz ama çok hızlanması diye dörtköşeli lastikler takacağız, olur mu ki?
benim Asimov'la ilgili takıldığım nokta bu. yaptın şahane makineyi sal doğaya dünyayı güzelleştirsin, senin bir tarafını ısırmak nerden aklına gelecek ki?
iyi başlamadı ama iyi bitti :)
O ingilizce yazınızın türkçesinide isteriz 8)
iyi çalışmalar.
İyi bitmesi beni de sevindirdi gerçekten.
Türkçesi üzerinde çalışmaya başladım.
Kolay gelsin
ASİMOV gerçektende çok ilgi çeken projelerden biri oldu. ama hala dünyada robotların insanlara zarar verip vermeyeceği çok büyük bir kaos!
benim fikirim; bu aletin öğrenme yeteneği varsa ve eğer bunu geliştirmeye başlarsa artık kendi doğrularını ve kendi isteklerini meydana getirmeye başlar.
örnekmi: mesela ne demiş madde1 insana zarar vermiceen. şimdi bu düşünmeye başladı yorum yaparak öğrenmeye başladı sonuçta varacağı mantık insan bana zarar verebilir peki ben neden ona zarar vermeyeyim. beni yok edebilir. (mantık devreye girerse kurallar ihlal olur)o halde kendim için tehlike arz eden bu durumu portadan kaldırayım.
Bu olay sonucu robotun oluşturduğu
Yeni madde; İnsanlar bana zarar verebilir. insanları yok et!
işte size kurgu olası ihtimalleride çok yüksek hemde. onun için istediğiniz kadar kurallar koyun ama mutlaka bi yerde bi kuralda açıklık olacak ve robot burayı bu açığı kullanarak kendini kurallarını geliştirecek.
insanlar kanun ve kuralları düzgün eks,iksiz yazabilselerdi bugün hala yeni kararlar uygulamalar çıkmazdı. Eksikler olmazdı
VELHASIL ASİMOVA DİKKAT!
İlginç bir yaklaşım ancak bu robot'un insanların ona zarar verebileceğini anlamasını öngörüyor... Zararın ne olduğunu nasıl öğrenecek, insanlar için bu çok kolay; elimizi ateşe uzatıyoruz ve canımız yanıyor. Robot kardeşimiz metal totosu eriyene kadar ateşin üzerinde otursa bile canı yanmayacak ki? İnsanların ona zarar vereceği sonucuna varması pek olası değil gibi.
Alıntı yapılan: balperİlginç bir yaklaşım ancak bu robot'un insanların ona zarar verebileceğini anlamasını öngörüyor... Zararın ne olduğunu nasıl öğrenecek, insanlar için bu çok kolay; elimizi ateşe uzatıyoruz ve canımız yanıyor. Robot kardeşimiz metal totosu eriyene kadar ateşin üzerinde otursa bile canı yanmayacak ki? İnsanların ona zarar vereceği sonucuna varması pek olası değil gibi.
insanların ona nasıl zarar vereceğinide izak edeyim insanlarla el sıkışıyor. sensorleri var görüyor yürüyor koşuyor. bir nevi hissediyor algılıyor. sen onun bu algılama yeteneğine zarar verirsen bakl bakalım daha ne yorumlar yapar. ayrıca bir robot olsa no problem ya birden çok olursa diğerini off yaptığını görürse. yada bu projeyi sistemi rafa kaldırıyoz artık asimolar kapatılacak deseler neler yapar acaba! nihayetinde hızlı bi şekilde insan mantığına yanaşıyor ve düşünüyor ama doğru amma yanlış karar verir!
Diyelim ki Asimo kerdeşin kameralarından birini kırdık.
Neler olabilir?
1) başka bir kamerası varsa onunla idare eder, mesafe algılayamaz ve sakar bir robot olur
2) Başka kamerası yoksa ama kaynak kodunda "if kamera off then diğer sensörlerle hareket et" komutu varsa o zaman iyice sakar bir robotumuz olur.
3) Kaynak kodunda biraz önceki seçenek yoksa ve sadece kameralarından gelen bilgilerle hareket ediyorsa o zaman son derece pahalı bir korkuluğumuz olur.
Diyelim ki kırdık adamın kamerasını, insana özgü içgüdüleri olmadığı için bu durumu sadece sistemde bir hata olarak algılayacaktır ve işine gücüne bakacaktır. Yok eğer zarar gören her sensörünü bozan şeyi düşman ilan ederse ve kazara kaynak kodunda bir bug olursa o zaman kendine mi düşman olacak? (T-800 hesabı erimiş demire girer belki).
Robota "zarar" ve ölüm gibi soyut kavramları öğretemeyeceğin için asla "nefret", "sevgi" veya "açgözlülük" (dünya benim olsun niahahaha) gibi soyut düşünceleri olamayacaktır. Milyon dolarlık bir android olsa bile sonuçta basit bir Input / Output düzeneği ile çalışıyor, ne verirsen onu alırsın.
öğreniyor diyoz daha ne diyelim! başka diyeceğim yok!
Öğreniyor tamam ama soyut şeyleri nasıl öğrenecek?
Bu konuda fikri olan var mı?
ilginç bir konu olabilir. İnternette 3 kuruşa satılan robocüklerden bir tane aldık diyelim buna kendine zararlı olan şeylerden uzak durmayı nasıl öğreteceğiz?
Sensörlerle yaparsak olur mu? ama bir yandan da olayın sürdürülebilirliği var yani kendine zarar vermeden öğrenecek. ısı, nem, rüzgar gibi konularda maksimum sınırlar belirlesek?
Alacağı darbeleri şiddetini nasıl algılatabiliriz? bir fikri olan var mı?
alacağı darbelerin şiddetini sanırum piyezo tarzı bişilerle olur. hani sitede bateri yapmışlarya
Tamam, darbe işini de bir şekilde çözdük diyelim.
Robota kendini sakınmayı öğretmemiz olası gözüküyor.
Riski hesaplayıp ona göre hareket ettiğini de düşünelim.
Robocüğümüzü saldık doğaya. Suya girmedi, ateşe düşmedi, darbe alınca yön değiştirdi yani bir şekilde doğal ortamında hayatta kalabilecek düzeye getirdik.
Bu haliyle bu robotu mağara insanlarına benzetirsek ve insanlarınkine benzer bir gelişim izlemesini istersek ne olur?
Robota bundan sonra öğretmemiz gereken şey güvenlik. Kendini sağlama alabileceği bir yer yapması / bulması. Geceleri rahat uyumak için (şarj süresini gece olarak düşünelim). Gitti robocükümüz kendine bir ayakkabı kutusu buldu ve içine girdi. Bu robota "konforlu bir ortam oluştur" komutunu nasıl verebiliriz ki? Konforu tanımlarsak mesela robotumuzun işlemcisi -20 / +70 derece aralığında çalışabilse ve ideal çalışma sıcaklığı 21 derece olsa, konfor komutlarından birisi barınağın ısısını bu seviyede tutmak için bir yöntem geliştirmesi olur.
Bu durumda da görüldüğü üzere bu komut ve öğrenme süreci tamamen fonksyonel kriterlere göre oluşturulmuş ve somut bir noktaya dayanmış olacaktır. Robocüğe "oooh! iyi geldi, iliğim kemiğim ısındı" dedirtemezsiniz ki? o bunu yapar ama "yapması gerektiği için", rahata kavuşmak için değil.
Takıldığım nokta burasıydı, ilk seferde açıklayamadım, kusura bakma.
yada hareket sensorleri ile olabilir veya manyetik alan dedktörü olaiblir. olay şu ; düşünüyoooooor artık.
darbe aldım>>artık hissetmiyorum>>(Mantık oluştur)\x şiddetinde darbede hasar gördüm.(Çözüm oluştur)Bir daha hızlı çarpma sistemi onar vs.
yani programın işleyiş diagramı böle bişi;
OLAY>>olaya numara ver 3 numaralı olay olarak kaydet
SORUN>>soruna numara ver 2 numaralı sorun olarak kaydet
SONUÇ>> hasar oluştu xxxxxxx çalışmıyor
ÇÖZÜM ve TEDBİR ÖNLEM>>olaydan korun vs.
DEVAM ET...
bu sadece işleyiş şemasının sorun oluşmasına karşılık düşünülmüş kontrol satırları işte.
Konu çok güzel ilerliyor teşekkürler..
Bence genetik elektronik bu düşünme olayını robotlara kazandırabilir..
Alıntı yapılan: balperilginç bir konu olabilir. İnternette 3 kuruşa satılan robocüklerden bir tane aldık diyelim buna kendine zararlı olan şeylerden uzak durmayı nasıl öğreteceğiz?
Sensörlerle yaparsak olur mu? ama bir yandan da olayın sürdürülebilirliği var yani kendine zarar vermeden öğrenecek. ısı, nem, rüzgar gibi konularda maksimum sınırlar belirlesek?
Neden tanımlamaları kendi bildiğimiz şekilde yapıyoruzki?
Dünya programlamada çok gelişmiş durumda bizim düşündüğümüz basit assemler , basic , c algoritmaları ile düşünemeyiz..
Örneğin ben size şu ana kadar bulunmuş en son asal sayıdan bir sonraki ni bulun desem bulabilecekmisiniz?
Yöntemleri de belli , bulabilirsiniz peki?
Olay şu robotlara yada herhangi bir pc ye bu his yada düşünme kavramını yerleştirmek sadece yazdığın programla bitmez.. Yazdığınız programın kendini devamlı geliştiren bir yanı olması gerekir..
Şu kasparovu yenen pc yi düşünün.. Santrançta pc ye böyle bir zeka anlayışının verilemeyeceği düşünülüyordu..
İyi çalışmalar..
Evet konu ilginç olmaya başladı, ilginize teşekkür ederim.
İş yine dönüp dolaşıp öğretileceklerin soyut - somut olmasına dayanıyor.
Satranç son derece somuttur, strateji oyunudur ve bir miktar da insan faktörü vardır - hatırlarsanız Kasparov Deep Blue isimli makineyi yenmiş, bir sonraki sürüm olan deeper blue'ya karşı kaybetmişti.
Ne olursa olsun, deeper blue'nun Kasparov'a karşı birşey hissetmesini sağlayabilir misiniz?
Mesela biz Kasparov'a çok zeki, süper satranççı olarak algılıyoruz - saygı duyuyoruz. Peki Deeper blue'nun bu şekilde sübjectif bir algılaması olabilir mi? olursa nasıl yapılabilir?
Evet tabiki kolay değil..
Aslında satranç olayı insanla makine arasındaki farkı çok iyi ortaya koyuyor..
Nasılmı şöyle..
İnsan doğru hamleyle yanlış hamle arasındaki farkı kolayca görebiliyor..
Fakat makine ( deepblue) tüm hamleleri hesaplıyor.. Aynı kripto kırmada yada herhangi bir şifre kırmada ( rar zip şifreleri gibi) brute force tekniğiyle iş yapıyor..
Deepblue o zamanlarda dünyanın en hızlı pc lerinden biriydi.. Hıza ihtiyaç duymasının sebebi ise bruteforce ( kaba kuvvette deniyor) yani her ihtimali deneme sonuca ulaşmaşma süresini kısaltıyor..
En son asal sayıyı bulan pcde dünyanın en hızlı pclerindendi.. Onun yöntemide aynıydı..
Konuyu dağıtmak istemiyorum..
Bu his olayı gerçekten zor aslında.. Ama kendi kendini geliştiren makineler yapılması bence mümkün görünüyor.. Ki gödel amca aşılabilirse :lol:
Robotlar ve yapayzeka hakkında birkaç yazı
Clarissa projesi
http://www.xerox.com.tr/xerox/haber_detay.asp?id=173
Robotlarda yapay deri..
http://www.ntvmsnbc.com/news/329062.asp
Türkiye'de yapay zeka portalı
http://www.yapay-zeka.org/
Zaman ve Bilinç
http://www.yapay-zeka.org/modules/icontent/index.php?page=54
Merhaba,
Konu çok ilginçleşti, bu konularda bende birşeyler söylemek istyorum.
Öncelikle insan - robot kavramını kıyasliyoruz.
insan= canlı varlık, Hem beden, hem zeka ile gelişen, Sonra bu işlem ters yönde ilerleyerek yaşamı sonra eren varlık, olarak diyebiliriz. Bu tanımlamayı yaparken biraz bilimsel yönden yaklaştım, bahs etmedim birçok şeyler var. İnsan doğar doymaz bazı hazır bilgilere önceden sahib oluyor. Mesela korku, mutluluk, neşe, gülümseme, ağlama, Bebeğin annenin göğüşünden beslenmesi bilgisi. Bunlar önceden ona yüklenmiştir. Bu bilgileri sonradan öğrenilmez. İnançli bir insan bu bilgileri bize Allah içimice yükledi der, İnançsız olan da Tabiata işi yükler.
İş burda düğümleniyor. Bizim asla bir makinaya yükleyemeceğimiz hazır programlar bunlardır. Bir belgesel de doğuştan bir coçuk hem kör, hem de sağır idi. Bunun dışarı ile irtibatları tamamen kopuktu. Ama bu cocuk kendi Dünyasında "Gülüyorlar ve Ağlıyorlardı ve hatta kızabiliyorlardı". Demek ki bunlar önceden yüklü programlar ( progam dememin sebebi, konunun daha anlaşılması içindir).
Robot: Matematiksel ve formule edilebilen bir işlemi gercekleştiren makina olarak tanımlayabiliriz.
Yani şünü demeye çalışıyorum. Robot temeli yanlız bir formüle dayanan işlemleri yapabilir. Bunun haricinde sadece insana ait kesinlikle formülize edilemeyen özellikleri ASLA beceremez.
Neden beceremez, nedenini daha önce belirtiğim gibi, çünkü bu işlemi formule dökemez. Bir robot satrancta insanı cok rahat yenebilir. Cünkü santarj bir kural oyunudur ve kuralları cok acık ve nettir. Oysa insan, buna kendisi de dahil hayatının ve yaşamnın formülle ilgisi yok, Yaşam anlaşılmaz ve garib olaylarla doludur. Kimisi buna kader, kimisi tesadüf der. Ama asla inkar edemez. insan, kendi yaşam formülünü, niçin yaşadığını bilemez, işin en kötüsü bilmediğini de bilmeyenlerdir ki, bunlar için yaşamının bir anlamı yoktur, öylesine boş boş yaşarlar.
Şimdi gel gelelim robotlara, bunları yapan nihayetinde insan. Robotların yapılma gayesi var oda insanların kendi yapmakta olduğu işleri onlara yıkarak işleri kendi yaşamını rahatladırlar. Bu mantık bile bir robota öğretilemez. Robot; ya ben işi yaparken cok yoruluyorum. ben başka bir robot yapayımda benim yerime o iş yapsın. öyle bir matık robotta olmaz. Bilakiz kendisi bir cansız varlık, bir araç ve amaç insanların rahatları ve yaşamları kolaylaştırmak tır.
Isaac Asimov'un Robotlar için koyduğu kurallar ise. Bazı insanların diğer insanlara yaptığı yok etme, imha ve katliamların da Robotları bu işte alet edebilirmiyiz şeklide ki fikirden korunma şeklidir. Cünkü bir katliamı cok gelişmiş bir robota yaptırmak cok basit olur. Çünkü onda acıma iyi ve kötünün tanımı yok. Yaptığı işten viçdan duyma diye bir olayıda olmaz.
"Isaac" ismi Isak aleyhisselamdan geliyor. Isaac ismide Yahudiler kullanır. Yahudiler de katliam yapmak kendi ırkıdan olmayanı öldürme yetkisini kendi dinlerinde var. Konu biraz politikleşecek ama bazı şeyleri göz ardı etmemek gerek. Yahudiler sırf kendi irkından olmadığı için kişilere katliam ve işkençe yaparsa. İnsanları toplu şekilde öldürürse ve askerler cesetlerin yani başlarında şakabiliyorlarsa, Kundakta ki yeni doğmuş bebekleri hiç acımadan öldürebiliyorlarsa. Burda Isaac Asimov bu kuralları Robotlardan önce insanlara öğretmeli ve ezberletmelidir. Bunu sadece katliam yapan Yahudiler için söylemiyorum, hangi din, dil, ırk olursa olsun insanları öldürme ve yok etme yetkisine hiç bir kişi, toplum veya ırk sahib değildir. Her insanın yaşama hakkı insanın en doğal hakkı dır. Silahlı yada silahsız her türlü katliamların en büyük düşmanıyız.
Bilim adamı her zaman barışın yanında olmalıdır. Zamanımızda ise bilimle toplu imha silahları geliştirmek için çaba harçanıyor ve bunlara cok ciddi ödenek ayrılıyor.
Bizler Robotlar bizi yok edermi ütüyopyasından önce, Nasıl barış içinde yaşarız. Kimsenin kimseyi yok edib, öldürmeden nasıl yaşarıza meselesine Kafa yorub, çaba sarf etmeli.
İşin özü bu olmalı.
Yoksa "Isaac Asimov" Robotlar insanları ve insanlığı yok etmeyecek kuralı cok farazidir. Nihayetinde bu yapan yine insan ve bir insan başka bir insanı yok etmek hedefinde ise bunu yok rahatlikla robota programlayarak yaptırabilir. Isaac Asimov burda eğer insanlara seslenmiş olsaydı ve onlara Yaptığınız Robotları insanlara zarar vermeyecek şeklide programlanmalı dese hiç bir sorun olmazdı. Ama bu orda saçmalamış Robot insanlığa zarar vememeli şeklide ki cümle çok şacma.
Şöyle ki; eğer Robotu biz programliyorsak o özelliği biz ona yüklemeliyiz yok eğer biz o robota hüküm edemiyorsak zaten bizim koyduğumuzun kuralın bir hükmü kalmaz. Cünkü kendi kuralını kendi koyuyor olacak. Bu durumda kendisi nasıl bir kural koyduğunuda koymadan önce asla bilemeyiz. Taki koyduyu kuralı uygulamaya geçtiği zaman belli olur.
Böyle bir makina şimdiye kadar hiç yapılmadı ve yapılamazda. Bu yüzden tartışmada "eğer yapılsaydı" dan ödeye gitmiyor.
Biz önce süper robot yapmadan önce süper bir insan olalım.
Gerisinin zaten hiç bir hükmü olmaz o zaman.
Hepisinize diğer insanlarla kaynaşmış, barış dolu yaşam diliyorum.
.
Bu konuda haklısın ama ben burada zaten işin felsefi yönünü ele almayı amaçladığım için bütün tartışmaları "eğer"ler ve "ya"lar üzerine kurulu olması çok doğal.
Bir robota duyguları bir şekilde öğretebilir miyiz? ve konuyu somutlaştırmak için robocük örneğini verdim.
Yani internetten bir robocük alsak üzülmesini veya sevinmesini sağlayabilir miyiz?
İnsana önceden yüklenmiş olan (bu güzel bir tanımlama oldu) bizim robocüğe matematiksel olarak anlatılabilir mi?
Derim ki bu forum alanında Türküye'nin en büyük beyinlerini topluyor ve bu soruya bir yanıt bulursak gerçekten de Dünya için bir adım atmış olacağız.
okuduğum bir yazıyı yorumsuz aktarmak istiyorum..
Alıntı Yapbilgisayarın insan beyninin gösterdiği tüm yeteneklerini gösterememesinin çok basit bir nedeni olduğu kanaatindeyim: insan, bilgisayarı, kendisi kainatı bilinci ile nasıl algılıyorsa o şekilde çalışacak şekilde üretmiştir. bilgisayar ile insanın denk olamaması insan bilincinin kendisine ait tüm gerçekliği kavrayamamasından kaynaklanır.
sezgi dediğimiz, bana göre sadece beynimizin bilinç dışı faaliyetlerinden ibaret olan yöntemleri, bir bilgisayara anlatabilecek kadar iyi kavrarsak, o gün, kendimiz kadar akıllı makineler yapabilmek için önümüzde tek engel bu makinelerin insan beyni ile kıyaslanabilir hızda çalıştırabilmemiz olur.
ve o gün insanlık için gerçekten de acı bir gün olur; işleyişini bilmediğimiz için özel sandığımız, ilahileştirdiğimiz, büyük ve üstün gördüğümüz kendimize ait son şey olan sezgimizi de çözdüğümüzde, artık maddeselliğimizi nasıl inkar edebiliriz bilemiyorum.
o gün, sanatın, bilimin, matematiğin birleştiği gün olur.
belki kıyamet de o gün kopar.
Not: Bu yazı internetten alınmıştır..
Alıntı yapılan: groundBu his olayı gerçekten zor aslında.. Ama kendi kendini geliştiren makineler yapılması bence mümkün görünüyor.. Ki gödel amca aşılabilirse :lol:
Demişim üst yazılarımda.. Gelelim gödel amcanın şu eksiklik teoremine..
Alıntı YapÂBu önerme ispatlanamaz' ifadesini (G) aritmetik sisteminde formülize etti. Aynı şekilde G ifadenin değilini (Âbu önerme ispatlanabilir') de formülize etti. Daha sonra, G ifadesinin aritmetik olarak doğruluğu hesaplanabilirse, G ifadesinin değilinin de doğruluğunun hesaplanabileceğini gösterdi. Ve Gödel buradan şu iki sonuca varmıştır:
Elementer aritmetik içeren aksiyomatik bir sistem tutarlı (consistent) ise eksiksiz (complete) değildir.
Elementer aritmetik içeren aksiyomatik bir sistemin tutarlılığını sistemin kendi içinden (sistemin kendi formüllerini ve işlemlerini kullanarak) ispatlamak mümkün değildir.
İşin ilginç tarafı, bu G ifadesi sistemin içine bir aksiyom olarak yerleştirilse bile, yeni bir Gödel cümlesi çıkartılabilir. Yani ne kadar aksiyom eklersek ekleyelim, böyle bir sistemde doğruluğu ya da yanlışlığı ispatlanamayacak bir Gödel cümlesi bulunacaktır.
Teorinin Yapay Zeka Açısından Önemi
Gödel Teoremi incelendiğinde, yapay zeka konusunda çok önemli sonuçları olduğu görülür. Gödel Teoremini ortaya sürdükten bir süre sonra, meşhur İngiliz Matematikçi Alan Turing, sonsuza kadar hatasız hesap yapabilen ve sınırsız depolama kapasitesine sahip olan soyut bir makine; ÂTuring Makinesi'ni tanımlar. Bu makine her türlü algoritmik problemi hesaplayabilir. Turing'in ortaya koyduğu teoreme göre tüm bilgisayarlar Turing dengidir. Daha sonra Turing bazı problemlerin algoritmik bir çözümü olmadığını farkeder. Böylece Âdurma problemi' (halting problem) - Turing Makinesinin bir problemin çözümünün olduğuna ya da olmadığına karar verememesi sorunu - patlak verir. Bunun başlıca sebebi de Gödel'in Eksik Olma (Incompleteness) Teoremi'dir. Oysa insanda böyle bir problem yoktur.
Kısaca amcam şöle demiş..
"Bir seviyeden daha karmaşık olan her tutarlı formel sistem için ispatlanamayan ama doğru olan bir takım önermeler vardır."
Yani..
Öyle doğrular vardır ki bilgisayarlarımız hiçbir şekilde bunların doğru olduğunu anlayamaz.
Dusunceli bir robot yapilabilirse bu kesinlikle erkek bir robot olacaktir.
Cunku bir algoritmanin kurulabilmesi icin oncelikle anlasilabilir birsey olmasi lazim :)
robot konusunda hiç değinilmemiş olan bir eksik var gibi bu eksik ruh olsa gerek benim bu dünyada yaşayan insan kavramını algıladığım kadarıyla şu şekilde izah edebilirim
bir bilinç var ve bu bilincin dünyada etkinleşebilmesi için maddesel bir yapıya ihtiyacı var bu yapıya biz beden diyoruz tamamıyla maddeden yapılmış bir yapı ve dünya için ideal bir yapı bu yapının amacı yapısı madde olmayan bilincin yapısı madde olan bir dünyadan veri toplayabilmesi ve madde olan dünyadaki maddesel hereketliliği sağlıyabilmesi içindeki var olan bilinci taşıyabilmesi veya bir taşı alıp atabilmesi gibi işlevleri yerine getirmektir
bir anlamda bilinçle dünya arasındaki bir sürücü katı diyebiliriz beden için
beyinle beden arasında sürücülük yapan beyincik misali
bu yapının düşünen kısmına genelde beyin diyorlar ama bu henüz kanıtlanmış bir teori değil beynin hangi bölümünün bedenin neresine hükmettiği konusuna açıklık getirmiş olsalarda henüz düşünen bölüm olarak kesin bir sonuca ulaşamadılar bazı bilim adamları düşünme bölmünü beynin içindeki bir sıvıya yüklemiş olsalarda bu bazı tartışmalara yol açmış ve kesin bilgi olarak görülmemiştir
benim şahsi görüşümse beyin çok gelişmiş bir bilgisayardır ve kullanıcısı bilinç dediğimiz ruh tur beyine bir takım karar verebilme yeteneği verilmiş olsada örneğin denge refleks v.s
genel karar verme yetisi aslen ruhtadır dinsel açıdan bakacak olursak imtihan edilende zaten ruhtur ve ruh ben derken kastedilen varlıktır
önceden yüklenmiş program konusu doğrudur bir örneğide benim cocuk hastanede ağlayan başka bebek olmadığı halde üğee diye ağlayarak dünyaya gelmesi dikkatimi çekti çıkardığı sesin harf dizilimi aynen üğee şeklinde ve diğer bebeklerde aynı sesi çıkarıyor doğar doğmaz.
bu olguyu algılamak önceden yüklenmiş bir program olduğunu anlamak için deney yapmaya gerek göstermiyecek kadar kesin bir kanıt benim için
lakin önceden yüklenmiş program terimi biraz yanlış ifade gibi geldi bana
bu ifade program beyine yüklenmiş gibi algılamaya sebep oluyor
işin aslıysa beyin denen PC nin kullanıcısı olan bilincin kulanmaya geçmeden önceki alemde edindiği bilgiler olduğu. kısaca ruh daki veriler diyebiliriz.
konuya gelecek olursak
insanlık yaptığı robota kendinden bir parça üfleyebilecekmi
ki bu tanrılık isnad etmek olur ve yapılamaz
bu sebeple asla insan denebilecek robotlar yapılamıyacak
tabi insan derken ne kastettiğimize göre değişir bu iddia
günümüzde bir çok insan monoton bir hayat sürüyor ve insanlık yetilerinin bırakın tümünü küçücük bir parçasını kullanıyor oda çoğu bedensel parçalar
sürekli aynı işi yapan bir insanın düşünme yetisine ihtiyacı olmuyor önceden programlanmış gibi yeni bir düşünme ihtiyacı hissetmeden hergün aynı işleri yapıyor işte bu gibi robotlar yapılabilir. vede çokta zor değil lakin daha denge sorununu bile çözemedik.
ALLAH a (c.c) emanet olun
merhaba.
Biz ruh değil ama elektronik devre sıkıştırmaya kalktık zor oldu valla. 46 amper saat akü zor sığdı bide ruh için uğraşsaydık yanmıştık heralde...
(http://img507.imageshack.us/img507/3664/robot9nh.th.jpg) (http://img507.imageshack.us/my.php?image=robot9nh.jpg)
Bunun adı ALİMO yani ali model atelyesi ürünü. kafasında bir kamera var. omuzlarda ise hoparlörler. ayrıca bir mikrofon var. boyun 180 derece sağa sola dönüyor. redüktörlü motor var. Göğsünde bir lcd monitör var. Kollar hareketli yukarı aşağı. 2 tane redüktörlü 12volt motor var kollarda. ayakların altında 2 tane redüktörlü motora bağlı tekerlek var. bu tekerlekler yardımı ile max.22metre dakika hızla hareket edebiliyor. yukarıda bahsettiğim şeyler uzaktan kumandalı. bir operatör uzaktan izleme ve konuşma da dahil olmak üzere sistemi yönetiyor. sistem 2 tane akü ile çalışıyor. 28Ah 12Volt ve 18 Ah 12Volt akülerle.
salim abi ben bu robotun yapacağı işi pek kestiremedim ne iş görecek göğsündeki lcd ekrana bakacak olursak birileriyle görüntülü iletişim kurabilir diyeceğim ama bu iş için robota ihtiyaç yok kollar pek gelişmemiş şahsen daha gelişmiş hidrolik eyleyicileri olan bir çift kol takardım gelişmemiş kollarla hizmette edemez kısaca anlıyamadım abi
Alıntı yapılan: kartelsalim abi ben bu robotun yapacağı işi pek kestiremedim ne iş görecek kısaca anlıyamadım abi
Kartel baştan bende anlamamıştım valla. Bunu yaptırmak isteyenler deli filan dediydim. Hemde o halinden daha kalas bişeydi istedikleri. Tasarımı şelikkendiren heykeltraş ali oldu.
Amaaaa iş daha bitmeden apar topar o haliyle kaptıkları gibi boğaz tokluğuna çalıştırmaya götürdüler. o eller falan bir gece yarısı operasyonu ile protez olarak yapıldı. :D
O haliyle 4 günde günde 3 saat konsamasyondan 2000 EURO kazanıyo o afet...
ben iyi bir mekanikçiyim çok daha gelişmişini yaparsak bi işe yararmı dersin abi malum dünya berbat bi yer kimse hak ettiğini alamıyor
:roll:
:D :D :D
evet kartel çok güzel bir konuya değindin. :idea: daha gelişmişini yapalım roboyu boğaz tokluğuna çalıştıralım ve çalıştığını elinden alalım. :idea: böylece hak ettiğimiz kadarını elde edebiliriz.
:D
Baksana 12 saat konsamasyondan 2000 euro , bilmem ama acaba beyoğlundaki konsomatrisler bile kazanamaz bu kadarını.
:D
Olay işi pazarlamada.. Bu işi yaptıran adam kullanmıyor.. Pazarladığı firma kendi reklamını yapıyor..
Zaten en büyük sorun bu değilmi?
Pazarlama ve reklam olmadan ne yaparsak yapalım belli noktaları aşamayız..
baya dikkat çekici bir şey yapılabilirse habercilerde dahil bir çok insanın ilgisini çeker ve buda ciddi ciddi reklam sayılır ama birileri maddi anlamda ilgilenirmi bilmem
gerçi maddi ilgilendirme oranı daha çok yapılan ilgi çekici ürünün ne işe yarayacağıyla orantılı olacağı kesin
yeni bir ürün üstüne baya kafa yordum aklıma pek parlak bir fikir gelmedi ben kılı kırk yararken adamın biri plastikten basit bir vc kapağı yaptı ve millet baya ilgilendi
demek yeterli kapasiteye ulaşmamışım yorumunu çıkarıyorum kendimce
"sıkça ihtiyaç duyulan yeni bir ürün ne olabilir" diye bi başlık atsak işe yararmı acep
:roll:
dostum @kartel
Alıntı yapılan: kartel"baya dikkat çekici bir şey" yapılabilirse habercilerde dahil bir çok insanın ilgisini çeker ve buda ciddi ciddi reklam sayılır ama birileri maddi anlamda ilgilenirmi bilmem
Çok güzel söyledin.. Bu iş bir ihtisas alanı aslında.. İletişim fakülteleri var bu konuda.. Reklamcılık ve halkla ilişkiler.. ;)
Bak ders konuları..
http://www.emu.edu.tr/turkce/akademik/fakultebolumler/iletisim/halklailiskilervereklamcilik/derstanimlari.htmAslında bazı insanların içinde var bu iletişim ve reklamcılık.. Mesela trende giderken herkezde bi tebessüm yaratan şu işportacılar varya.. Doğaçlama yaparak çok etkin bir şekilde ürünlerini satabiliyorlar..
Alıntı yapılan: Akşam gazetesi haberiDünyanın en ünlü pazarlama gurularına göre, pazar savaşlarının en vurucu gücü reklam. Kriz döneminde tanıtım kampanyalarına ara vermeden devam eden şirketler, pazarlama savaşını zaferle sonuçlandırıyor
Günümüzde büyük şirketler pazarlamada kıyasıya rekabet için savaş tekniklerini kullanır oldular. Zaten dünya devi şirketlerin üretim ve pazarlamaya ayırdığı fonların, devletlerin silahlanmaya ayırdığı bütçelerden de pek farkı kalmadı. Örneğin, içecek devlerinden 30 milyar dolarlık ciroya sahip Pepsi, 2002 yılında marka reklam ve tanıtımına 1 milyar doların üstünde fon ayırdı.
Haberin devamıOlayı biraz abarttım mı acaba.?. :D
3 çeşit ürün yapılır
1.si Projeye göre yapılan ; Bu ürün genelde sizden istenir.. Herhangi bir reklama ihtiyacı yoktur.. (Projeyi yaptıktan sonra başkalarıda sizden bu ürünü isterse bu 2. maddeye girer )
2.si ise Ürün bazlı ; Yapılan ürün ya belli bir kesime hitap eder.. Biz buna sipesifik ürün diyoruz.. (sürüm az olabilir) Ya da tüm herkeze hitap eder (sürümün çok olduğu)
3.sü Yaptığınız ürünün (robot vb..) Bir hizmeti ( Robot üzerinde reklam gibi) bir ürünü oluşturabilir..
Şimdi reklamcı bu robotla ne yapıyor biliyormusun? Senden proje bazlı bu ürünü alıyor.. Bunu hizmet eden bir ürüne dönüştürüyor.. Firmalara günlük kiralıyor..
Bunun gibi bir işi yapabilmek için başta dediğim gibi ya bu işi eğitimini alarak yapabilirsin.. Ya da yeteneğin varsa kısmette senden yanaysa ve en önemlisi çevrende varsa bu işi yapabilirsin..
Amma uzattın ground, ben ürünü yaparım alan alır dersen başka tabiiii... 8)
Ne zaman yapıyoruz "TÜRKÇE" düşünen robotu..
:?:
aman abey belki biraz zorlarsak ve baya bi ömür harcarsak düşünen robot yapabiliriz ama türk gibi düşünen bir robotu değil yapmak hayal etmek bile zor